Aynı organizasyon için iki farklı yıl, iki farklı tema, iki ayrı görsel dünya.
İstanbul Publishing Fellowship için iki farklı dönemde özel hediye setleri tasarladık. Her iki projede de çıkış noktamız hazır promosyon ürünlerini logolamak değil, o yılın Fellowship temasını okuyarak ona özgü bir görsel kimlik oluşturmak oldu.
Defterden kupaya, bez çantadan laptop çantasına, ayraçtan kutu ambalajına kadar set içerisindeki farklı ürünleri tek tek değil, aynı konseptin parçaları olarak ele aldık.
Böylece her Fellowship yılı için birbirinden tamamen farklı, ancak kendi içinde bütünlüklü iki koleksiyon ortaya çıktı.
IX. İstanbul Publishing Fellowship
İstanbul’u bir tasarım diline dönüştürdük.
IX. İstanbul Publishing Fellowship’in teması İstanbul‘du.

Uluslararası yayıncılık dünyasından gelen misafirlerin İstanbul’da buluştuğu organizasyon için şehrin simgelerini doğrudan fotoğraf olarak kullanmak yerine, onları özgün bir illüstrasyon sistemi içerisinde yeniden yorumladık.
Camiler, kuleler, vapur, tramvay, köprüler, tarihi yapılar ve İstanbul’un gündelik yaşamından tanıdık imgeler, posta pulu estetiğini çağrıştıran bir grafik dil içerisinde bir araya getirildi.
Ortaya çıkan İstanbul desenini;
- bez çanta,
- laptop çantası,
- defter,
- kupa,
- ayraç
- ve farklı set materyallerine
uyarladık.
Buradaki amaç her ürüne ayrı bir İstanbul resmi basmak değildi. Bütün ürünlerin yan yana geldiğinde tek bir koleksiyon gibi görünmesini istedik.


Bu nedenle aynı illüstrasyon dili ürünlerin boyutuna, malzemesine ve kullanım biçimine göre yeniden düzenlendi. Bir defter kapağındaki kompozisyonla bez çantadaki kompozisyon aynı görsel dünyadan geliyor, ancak bulunduğu yüzeye göre yeniden şekilleniyordu.
İstanbul yalnızca setin teması değil, setin tasarım sistemi oldu.
Doğal kraft kutulama, İstanbul grafiklerini taşıyan özel bant ve etiketlerle tamamlandı. Böylece ürünlerin içerisinde bulunduğu ambalaj da tasarımın dışında bırakılmadı.
Set, İstanbul’dan götürülen klasik bir hediyelik eşya yerine, uluslararası bir yayıncılık buluşmasına özel tasarlanmış çağdaş bir İstanbul koleksiyonuna dönüştü.
X. İstanbul Publishing Fellowship
Bu kez tasarımın merkezinde Çin vardı.
Bir sonraki Fellowship organizasyonunda tema değişti.
X. İstanbul Publishing Fellowship’in odak ülkesi Çin olunca, önceki İstanbul koleksiyonunu tekrarlamak yerine tasarım dilini baştan kurduk.
Çin kültürünün karakteristik mimari biçimleri, geleneksel kırmızı tonları ve Uzak Doğu görsel kültürünü çağrıştıran grafik unsurlar; Fellowship’in uluslararası yayıncılık kimliğiyle bir araya getirildi.
Ortaya çıkan yeni görsel dünya yine farklı ürün yüzeylerine taşındı.

bez çanta, laptop çantası, defter, kupa ve diğer set parçaları, Çin temasını taşıyan ortak bir tasarım ailesinin parçaları olarak düşünüldü.
Bu projede de tasarım yalnızca bir ürünün üzerine uygulanıp diğerlerine kopyalanmadı. Her ürünün formuna göre kompozisyon yeniden ele alınarak, set açıldığında bütün parçaların birbirini tamamlaması sağlandı.
IX. Fellowship’te İstanbul’u anlattık.
X. Fellowship’te Çin’i yorumladık.
İki proje arasındaki esas ortaklık ürünler değil, tasarım yaklaşımımızdı.
Aynı organizasyona iki farklı yıl için çalışmamıza rağmen aynı görsel dili tekrar etmedik. Çünkü bizim için kuruma veya etkinliğe özel tasarım, logoyu değiştirmekten ibaret değil.
Önce;
etkinliğin temasını,
hedef kitlesini,
kültürel bağlamını
ve anlatmak istediği hikâyeyi
belirledik.
Ardından bu fikri, farklı ürünlerin üzerinde yaşayabilecek bütünlüklü bir görsel sisteme dönüştürdük.


Konseptten tasarıma, tasarımdan ürüne.
Publishing Fellowship projeleri Simit Ajans’ın kurumsal hediye yaklaşımını en iyi anlatan çalışmalarımızdan biri oldu.
Çünkü burada kupa yalnızca kupa, defter yalnızca defter, bez çanta yalnızca çanta değildi.
Her biri aynı hikâyeyi anlatan farklı bir yüzeydi.
IX. Fellowship — İstanbul’u tasarladık.
X. Fellowship — Çin’i tasarladık.
Ve her iki projede de ürünü konsepte uydurmak yerine, ürün ailesini konseptin kendisinden geliştirdik.
